Yazmak…

Bir Polisin Kaleminden İlk Satırlar…

Nereden nasıl başlayacağımı bilmeden durmak duraksamak nasıl olur düşünmeden gittiği yere kadar yazmak şu an tek yapmak istediğim şey bu sadece, belki sonu gelir, belki de sonsuzluğa erer satırlarım. Niye mi yazıyorum başka çarem kalmadı çünkü, uzun zamandır çekildim harabeme ya bu harabe ile birlikte yok olup gidecektim çürüyecekti ruhum ya da harabeyi onarmaya bir yerden başlayacaktım. Günler oldu belki de aylar zaman nasıl geçti bilmiyorum şu son bir ayda bambaşka bir adam oldum kendimi savurdum durdum evin bir odasından bir odasına. İnsanlara karşı güldüm kendime ağladım, pes ettim, yıldım, vurdumduymaz çekilmez bir adam oldum. Yusuf Atılgan’ ın Aylak Adamı gibi aylak bir adam oldum. Eskiden yazardım hem de çok yazardım o zamanlar bir amacım vardı, yazdıklarım ona hitaben yazılırdı. Ama o yoktu artık o olmayınca yazmak için bir nedenim kalmamıştı. Ta ki bugüne kadar çünkü yazmayınca ben olmaktan çıktığımı bambaşka bir insan olabileceğimi gördüm. Ben değişmek istemiyorum diğer insanlar gibi olmak istemiyorum. Hep inandığım birtakım gerçekler oldu, peşinden gittiğim doğrular ama artık öyle çekilmez bir adam olmaya başlamıştım ki ben bile kendimi çekemez oldum. Bu işe bir dur demeli yazmalıyım yazdıkça kendime gelmeliyim. Bunlar ilk satırlarım olsun bir polisin kaleminden dökülen ilk satırlar bakalım hayat bana yazmak için ne kadar fırsat tanıyacak ya da ben hayatı daha ne kadar yazmaya değer bulacağım…